|
Wilhelm Maximilian Wundt Kimdir?
(16 Ağustos 1832 – 31 Ağustos 1920)
Alman psikologdur.
Wilhelm Wundt formel ve akademik bir bilim olarak psikolojinin
kurucusudur. Wundt; ilk psikoloji laboratuvarını kurmuş, ilk psikoloji
dergisini hazırlamış ve deneysel psikolojiyi bir bilim olarak bilim
dünyasına kazandırmıştır.
Wundt'un ilgi alanları; duyum ve algı, dikkat, duygu, tepki ve çağrışım
konuları olmuştur.
Wundt Almanya'nın küçük bir kasabasında doğdu ve hayatının ilk yıllarını
yoğun bir yalnızlık duygusu içerisinde yaşadı. Okulda düşük notlar aldı
ve tipik bir "evin tek çocuğu" hayatını yaşadı (abisi yatılı bir
okuldaydı)- Yaşıtı olan tek arkadaşı iyi huylu fakat şöyle böyle
konuşabilen zihinsel özürlü bir çocuktu.
Wundt'un babası bir papazdı. Anne babası oldukça şen şakrak ve sosyal
olmalarına karşın Wundt'un babasıyla ilgili ilk hatıraları pek hoş
değildi. Wundt 80 yaşlarındayken çok canlı bir biçimde, babasını
izlemeye çalışırken merdivenlerden nasıl düştüğünü hatırlıyordu. Ayrıca
babasının onu bir gün okuldayken ziyaret ettiği ve öğretmenine dikkatini
yöneltmediği için tokatladığı da hatıraları arasındaydı. İkinci sınıfın
başlangıcında Wundt'un eğitimini babasının asistanı olan genç bir
mahalle papazı üstlendi. Wundt bu gence ebeveynine olan duygusal
bağlılığından çok daha güçlü bir bağlılık hissetti. Mahalle papazi başka
bir kasabaya gönderildiğinde Wundt alt üst oldu. Bunun uzerine bu genç
mahalle papazıyla birlikte yasamasına izin verildi. Ve 13 yaşına dek
onunla kaldı.
Wundt'un ailesinde, hakikaten her disiplinde tanınmış insanlar ve güçlü
bir bilginlik geleneği vardı. Söylenen oydu ki, "hakikaten Almanya'daki
hiçbir aile ağacında Wundt'un ailesindeki kadar zihinsel olarak aktif ve
üretici bireyler yoktur" (Bringmann, Balance, Evans, 1975, s. 288) Ne
yazık ki, bu etkili aile geleneği gene Wundt tarafından
sürdürülemeyeceğe benziyordu.
Wundt vaktinin çoğunu ders çalışmaktan çok hayal kurarak geçiriyordu ve
Gymnasium’un ilk senesinde sınıfta kaldı. Sınıf arkadaşlarıyla iyi
geçinemiyor, öğretmenlerden birisi tarafından sıklıkla tokatlanırken
diğerleri tarafından alaya alınıyordu. Ve bir seferinde dayanamayarak
okuldan kaçtı. Bu durum hiç de ümit verici bir başlangıç değildi.
Wundt yavaş yavaş hayallerini kontrol altına almayı öğrendi ve hatta
oldukça popüler birisi oldu. Okul hayatından hiçbir zaman hoşlanmamış
olmasına rağmen, zihinsel ilgilerini ve kabiliyetlerini geliştirdi. 19
yaşında okuldan mezun olduğunda üniversiteye hazırdı.
Wundt hayatını kazanırken aynı zamanda da bilim üzerine çalışmak
amacıyla doktor olmaya karar verdi. Tedaviye yönelik çalışmaları
Wundt'un bir yılını Tübingen Üniversitesi'nde geçirmesine sebep oldu
Sonraki üç buçuk yılını anatomi, fizyoloji, ilaç ve kimya okuduğu
Heidelberg’te geçirdi ve burada kimya alanında ünlü olan Robert
Bunsen'den çok etkilendi. Yavaş yavaş tıp eğitiminin kendisine göre
olmadığını anladı ve fizyolojiye yöneldi.
Berlin'de büyük fizyolog Johannes Muller ile geçen bir sömestrlik
çalışmadan sonra Wundt 1855 yılında doktorasını yapmak için Heidelberg'e
döndü. Fizyoloji alanında Heidelberg'te 1852'den 1864'e dek sürecek
doçentlik dönemi başladı. 1858 yılında Helmholtz'un asistanı olarak
atandı. Fakat yeni öğrencileri laboratuarın esaslarına alıştırma işi ona
sıkıcı geldi ve bu rutinden birkaç yıl sonra vazgeçti. 1864 yılında
yardımcı profesör oldu ve 1874 yılına dek Heidelberg’te kaldı.
Heidelberg'te fizyoloji araştırmaları yaptığı sırada, bağımsız ve
deneysel bir bilim olarak psikoloji fikri Wundt'un zihninde canlanmaya
başlamıştı. Yeni bir bilim olarak psikolojiyle ilgili ilk düşünceleri
Duyusal Algılama Teorisine Katkılar başlıklı kitabında yer aldı. Bu
kitabın çeşitli kısımları 1858 ve 1862 yılları arasında basıldı. Wundt
bu kitabında evindeki donanımsız laboratuarında yaptığı orijinal
deneylerini anlatmanın yanı sıra, yeni psikolojinin metodlarına ilişkin
görüşlerine de yer vermişti. Wundt ilk kez deneysel psikoloji'yi ele
aldı. Fechener'in Elementler (1860) adlı kitabıyla Wundt'un bu çalışması
çoğunlukla yeni bilimin literatür alanındaki doğuşu olarak düşünüldü.
Beitrage'yi 1863 yılında ondan daha önemli başka bir kitap izledi: İnsan
ve Hayvan Zihinleri Üzerine Dersler. Kitabın ilk baskısından yaklaşık 30
yıl sonra İngilizce tercümesiyle revizyondan geçirilmesi ve Wundt'un
1920'de ölümüne dek yeni baskılarının tekrar tekrar basılması bu kitabın
öneminin bir işaretidir. Kitap birkaç yıl boyunca deneysel psikologların
dikkatini çeken pek çok problemi tartışıyordu.
Wundt 1867 yılında, Heidelberg'te fizyolojik psikoloji dersi vermeye
başladı. Bu, Wundt'un böyle bir dersi ilk kez resmi bir şekilde
sunuşuydu. Heidelberg'teki bu çalışmanın dışında sık sık psikoloji
tarihinin en önemli kitabı şeklinde anılan Fizyolojik Psikolojinin
İlkeleri 1873 ve 1874 yıllarında iki bölüm halinde basıldı. Kitabin 37
yıl içerisinde, sonuncusu 1911 yılında olmak üzere altı baskısı yapıldı.
Kuşkusuz, Wundt'un şaheseri olan bu kitap psikolojinin kendine özgü
problemleri ve deneyleme metotlarıyla, bir laboratuar bilimi olarak
resmen kurulmasını sağlamıştır. Uzun yıllar Grundzüge'nin müteakip
baskıları deneysel psikologlara bir bilgi deposu ve yeni psikolojinin
yükselişinin bir tutanağı olarak hizmet etti. Bu hizmet Wundt'un kitabin
ön-sözünde belirttiği "yeni bir bilim alanının işaret edilmesi"
girişiminin amacıydı. Kitabın kullandığı fizyolojik psikoloji başlığı
yanıltıcı olabilir. 19. yüzyılın ortalarında "fizyolojik" kelimesi
Almanca'da 'deneysel' kelimesinin eşanlamlısı olarak kullanılıyordu. Bu
nedenle, Wundt bugün bildiğimiz fizyolojik psikolojiyi değil, deneysel
psikolojiyi yazıp öğretiyordu. (Blumenthal, 1980)
Ek Bilgiler
Almanya'da 1879 yılında ilk psikoloji laboratuvarını kurarak deneysel
psikolojinin adımlarını atmıştır. Zihnin yapısını incelemeye alan
yapısalcılık ekolünün kurucusu sayılır. Almanya'da Leipzig
Üniversitesi'nde kurulan bu laboratuvar sayesinde insan davranışlarının
sebepleri bilimsel ortamda araştırmaya tabi tutulmuştur.
Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Modern Psikoloji Tarihi; Duane Schultz ve Sydney Schultz;
s. 133
|