Toplumsal Sapma Nedir?

Günlük dilde sapma, kabul gören bir yoldan ayrılmak anlamına gelir ve belirli bir sosyal grubun beklentileri ve normlarına uygun olmayan eylemleri ifade eder.



Bir toplumda veya toplumsal grupta hâkim olan değer ve normlara aykırı davranma hâline toplumsal sapma denir. Sapma ödüllendirilebilir, cezalandırılabilir ya da ne ceza ne ödül olmaksızın öylece kabul edilebilir. Hiçbir toplumda bireyler normlardan sapma gösterenler ve onlara uyum gösterenler olarak sadece ikiye bölünemezler. Çoğu kişi zaman zaman genel kabul gören davranış kurallarını çiğneyebilir, hız sınırını aşabilir ya da telefon şakası yapabilir. Sapma kavramı, sadece bir yasayı çiğneyen uyumsuz davranışı anlatan suç kavramından çok daha geniştir. Bu nedenle sapma davranışı suç davranışlarını da kapsar (Haralamboss ve Holborn, 1995: 385; Giddens, 2005: 203;İçli, 2004:12).
 
Toplumsal sapma, niteliği ve sonuçları bakımından ikiye ayrılır: Olumlu ve olumsuz sapma.

Toplumsal sapma, tanımı gereği ister olumlu ister olumsuz olsun toplum tarafından onaylanan bir durum değildir. Olumlu sapma, zamanla toplum tarafından idealleştirilmiş olan köleliğin egemen olduğu bir toplumda köleliğe karşı çıkmak ya da adil bir bölüşümün olmadığı bir toplumda dengeli bir gelir dağılımını gerçekleştirmeye yönelik izinsiz gösteri yapmak gibi norm dışı davranışları ifade eder. Buna karşılık olumsuz sapma toplum tarafından onaylanmayan rüşvet, hırsızlık, cinayet, cinsel istismar, kaba ve küfürlü konuşma gibi norm dışı davranışları içerir.



Toplumsal sapma toplumsal değişime de işaret eden bir kavramdır. Bu açıdan toplumsal sapmayı bütünüyle olumsuz yani suç ve sapkınlık olarak görmek bir hata olur. İnsanların değişik değerleri ve ilgilerinin olduğunu kabul eden her toplum, etkinlikleri çoğunluğun izlediği normlara uymayan kişi ya da gruplar için bir hareket alanı sağlamak zorunda kalır. Ayrıca toplumun baskın normlarında sapma göstermek cesaretlilik ve kararlılık da ister. Bu tür tutumlar, daha sonra herkesin onaylayabileceği değişim süreçlerinin ortaya çıkması için esastır. Siyaset, bilim, sanat ve öteki alanlarda yeni düşünceler geliştirenler, çoğunlukla geleneksel yolları izleyen insanlar tarafından kuşkuyla karşılanmışlardır. Örneğin ilk öne sürüldüklerinde pek çok kişinin bütün güçleriyle karşı çıktığı kişi özgürlüğü, fırsat eşitliği gibi politik alanda gelişen idealler, zaman içinde tüm direnişlere rağmen yine de toplumların büyük çoğunluğu tarafından kabul edilebilir duruma gelmiştir.

Toplumsal Sapma ve Suç

Olumsuz toplumsal sapma ile suç pek çok durumda örtüşse de aynı şeyler değildir. Sapkınlık kavramı yalnızca bir yasayı çiğneyen uyumsuz davranışa atıfta bulunan suç kavramından çok daha geniştir. Sapkın davranışın pek çok biçimi yasalar tarafından sınırlanmamıştır. Bu yüzden ceza hukuku alanına girmeyen sapkınlık davranışının incelenmesi toplum içinde marjinal biçimde varlığını sürdüren çok farklı grupları ve olguları konu edinebilir.



Suç kelimesinin İngilizce karşılığı olan “crime” kelimesi Latince kökenlidir ve “yargıladım, karar verdim” anlamına gelen bir kökten türetilmiştir ve suçlama, suçlu bulma anlamlarını ifade eder (Simpson ve Weiner, 1989). Sapma ve suçla yakında ilişkili diğer bir kavram şiddet ise bir canlıya ya da bir canlılar topluluğuna yönelik olarak fiziksel, sosyal, psikolojik ve siyasal açıdan zarar vermek amacıyla zor kullanma olarak tanımlanabilir. Şiddet olgusunda açık tehlike, fiili davranış ve zararlı sonuçlar söz konusudur (Hamilton, 2000: 18).

- Rosa Parks, bir otobüste yerini beyaz bir adama vermeyi reddedince tutuklanmıştır. Parks’ın eşit haklar için yaptığı bu davranış bugün ABD’de siyahilerin en önemli görevlere kadar gelebilmelerine imkân tanıyan gelişmelerin başlangıcı olarak görülmektedir.

- Bir toplumsal sorun olarak suç kamusal, siyasal ve akademik ilginin odağında bulunmuştur ve bulunmaya da devam edecektir. Suç olgusunun modern toplumlara özgü nedenleri oldukça karmaşık görünmektedir. Bu nedenle tüm önlemlere rağmen suç teşkil eden sapma eylemleri artmaya devam etmektedir. Modern toplumlar için dikkat çeken bir nokta artan zenginlikle birlikte suç oranlarının da artmasıdır.

Derleyen: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve "Sosyolojiye Giriş" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM), MEB Sosyoloji Ders Kitabı, Açıköğretim Ders Kitabı