|
Pythagoras (Pisagor)
Kimdir?
Hayatı
Doğum yeri olan Sisam adasından M.Ö. 529'da Güney İtalya'ya, Crotona'ya
göç etti. Crotona bu yörenin zengin liman kentlerinden biriydi. Pisagor
burada biraz kişisel çekiciliği, kendinde varolduğunu iddia ettiği
kehanet gücü, biraz da etrafında yarattığı gizemci havasıyla zengin ve
soylu delikanlılardan üç yüz kadarını bir çatı altında topladı ve okul
kurdu. Pisagor öğrencilerini iki bölüme ayırıyordu : Dinleyiciler ve
matematikçiler. Okula dinleyicilik ile başlanıyor başarılı olunursa
matematikçiliğe geçiliyordu. Ayrıca Pisagor "DÜNYA'NIN YUVARLAK
OLDUĞU"nuda keşfetti.
Öğretisi
Klasik Mısır ve Babil kahinlerinden aldığı eğitimi 34 yıl süren Pisagor
yeniden İtalya'ya döndüğünde elinde belirli kademelere bağlı şekilde
oluşturduğu Örfeik öğretilerin yeniden canlanmasına yardımcı olacak bir
gizemciliği taşıyordu. Mısır'da Osiris dinine bağlı aldığı eğitim ve
daha sonra Mısır'ın Babil tarafından işgali ile gittiği matematik ülkesi
Byblonya'da aldığı eğitimle matematiğin kutsallığına inanan Pisagor
düşüncesindeki sayıların önemi de buradan gelir. Eski Mısır'daki
kahinlerin ve Babil rahiplerinin ayinlerini müzikle gerçekleşmesi ve
müzik formatının matematiksel işlemlerle doküman edilmesi ile müzik
Pisagor felsefesinde önemli bir yer edindi. Notalara paralel olarak
sayıların da belirli bir düzene bağlı olduğunu savunan Pisagor 1'i
tanrısal olarak yorumlarken 10 sayısının tanrısal olanla hiçliğin
mükemmel birliği ifade ettiğini savunmuştur. Pisagor öğretisi evrende
her şeyin bir sayı ile (özellikle tam sayı) özleştiğini öne sürer. 5
rengin, 6 soğuğun, 7 sağlığın, 8 aşkın nedenidir. Düzgün geometrik
şekiller de pisagorculukta önemlidir. Pisagor müzik ile de uğraştı.
Telin kısalmasıyla, çıkardığı sesin inceldiğini keşfetti. İki telden
birinin uzunluğu diğerinin iki katıysa, kısa telin çıkardığı ses uzun
telin çıkardığı sesin bir oktav üstünde olduğunu gördü. Eğer tellerin
uzunluklarının oranı 3'ün 2'ye oranı gibiyse, iki telin çıkardığı sesler
beşli aralıklı idi. Bu nedenle örneğin bağlamada parmağımızı tellerden
birinin ortasına bastığımız zaman, teli titreştirirsek çıkacak olan ses,
tel boş titreşirken çıkacak sesin bir oktav üstünde olacaktır. Benzer
şekilde eğer parmağımız teli uzunluk 2/3 oranında bölen noktadaysa,
telin boş durumuna oranla bir beşli aralık yukarda ses çıkacaktır.
Pisagor, sabah yıldızı ile akşam yıldızının aynı yıldız olduğunu ilk
anlayan Yunanlıdır. Kendisinden sonra bu yıldız uzun süre Afrodit olarak
anıldı. Bugün bunun Venüs gezegeni olduğunu biliyoruz.
Pisagor, Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü ileri sürdüğü zaman oldukça
sert tepkiyle karşılaşmıştır. Bilimler hakkındaki görüşlerinin ne
kadarının ona ait olduğu bilinmemektedir.
Pisagor öğretisini sunduğu felsefe okulunun kurucusudur. Bu okul aynı
zamanda dini bir topluluk ve o zamanın politikasına oldukça egemendir.
Pisagor'un matematik, fizik, felsefe, astronomi ve müzikte getirmek
istediği yenilikleri, buluşları hazmedemeyen bir takım siyasetçi ve
gruplar, halkı Pisagor'a karşı ayaklandırarak, okulunu ateşe vermişler,
Pisagor ve öğrencileri bu alevler arasında ölmüşlerdir.
Pisagor ezoterizmi
Ezoterizm'de Pisagor büyük inisiyelerden biri olarak kabul edilir.
Delf’te, Mısır’ın Teb ve Menfis kentlerinde ve Babil’de bulunmuş olan
Pisagor inisiyatik eğitim aldıktan ve uzun gezilerinden sonra, Taranto
Körfezi’nin uç noktasındaki bir Dor site-devlet’i olan Croton’da (Crotona)
bir enstitü açarak kendi ezoterik ekolünü kurmuştur. İnisiyatik
niteliğinin yanı sıra bilimler akademisi niteliği taşıyan bu enstitüde
dinler ve manevi bilimlerin yanı sıra maddi bilimler (fizik, matematik,
siyaset bilimi vs.) de öğretilmekteydi. Pisagor bu bilimlere “insan
bilgisinin tümünü kuşatan” anlamında “matemata”lar adını vermişti ki,
bilindiği gibi, matematik sözcüğü bu terimden doğmuştur. Pisagor’a göre,
tüm felsefe ve dinlerde “hakikat”in (verite) dağınık ışınları yer
almaktaysa da, bu ışınların merkezi ezoterik doktrindi. Ayrıca hakikate
ulaşmada öncelikle “sezgi” gerekliydi, gözlem ve muhakeme yeterli
değildi.
Pisagor’un rejim modeli
Pisagor Croton’da inisiyatik eğitim yoluyla, “yönetici sınıfın ‘liyakate
göre atama’yla seçilen bilgelerden (inisiyelerden) oluştuğu yönetim
modelini uygulamayı amaçlıyordu. Platon’un sonradan “Devlet” adlı
eserinde söz edeceği bu yönetim rejimini, kimilerine göre, dünyada (ya
da 6.000 yıl içinde) pratiğe geçirebilmiş tek kişi Pisagor olmuştur. Bu
yönetim rejimi şöyle açıklanır:
Yöneticiler yurttaşların oylarıyla değil, atama yoluyla seçilmelidir.
Yöneticiler hiyerarşisine alınacak kişiler liyakatleri esas alınarak
yöneticilerce belirlenmelidir.
Yöneticiliğe uzanan yolda fırsat eşitliğinin sağlanması için kız ve
erkek tüm çocuklar devlet tarafından yetiştirilip eğitilmelidir.
Bu eğitimde belirli aşamalarda sınavlar yapılmalı ve sınavlarda başarılı
olamayanlar ekonomik çalışma alanlarına kaydırılmalı, başarılılara ise
ezoterik doktrin dersleri verilmeye başlanmalıdır.
Ezoterik öğrenimde kuramsal ilkeleri öğrendiklerini kanıtlayanlar,
uygulama deneyiminden oluşan bir eğitimden geçirilmeliler.
Bu eğitimden de geçenler arasından, kitaplardan öğrendiklerini gerçek
dünyaya, yaşama uygulayabilecek ve başlıca ilgilerinin kamu refahı
olduğunu gösterebilmiş olanlar “yöneticiler vasi sınıfı”na
seçilebilirler.
Bu sınıfa üye olmanın çekici gelmemesi için, bu sınıf üyelerinin
toprakları, özel evleri, altınları olmamalı, yalnızca, fazla olmayan,
sabit bir maaşları olmalıdır. Ayrıca bu kimselerin çeşitli sakıncaları
olabileceğinden, evlilik yapmamaları gerekir.
Enstitü’nün gelişimi ve dağıtılması
Zamanla enstitü’nün gitgide güç kazanması Pisagorcular’a Croton
site-devlet’in yönetimini ellerine almalarını sağlamıştı. Pisagor buraya
gelmeden önce aristokratlardan (zengin yurttaşlardan) oluşan 1000’ler
meclisince (senatosunca) yönetilen Croton, artık 300 inisiyeden oluşan
bir konsey tarafından yönetiliyordu. Pisagorcu yapılaşma, giderek Güney
İtalya’nın diğer kentlerine ve Akdeniz’deki bazı adalara da sıçramaya
başladı. Fakat çıkarları zedelenenler ve inisiyasyona alınmayanlar bir
süre sonra karşılık vermekte gecikmediler. Bundan sonra gelişen olaylar
hakkında kaynaklar farklı bilgiler vermektedir. Kimilerine göre Pisagor
dahil en üst düzeyli inisiyelerin hemen hemen hepsi öldürülmüş,
kimilerine göre de, Pisagor kaçmayı başarmış ve Metapontium kentinde yüz
yaşına yaklaşırken eceliyle ölmüştür.
Pisagor’un bilim ve sanata katkıları
- Matematik ve astronomiye katkıları olmuştur.
- Pisagor bağıntısı adıyla bilinen bağıntının kaynağı Pisagor’dur.
- Müziğin matematiksel oranlara indirgenebileceğini ortaya koymuş ve
diatonik skalayı keşfetmiştir.
- Günümüzde bazı bilim adamlarının çok sıcak baktığı “kürelerin müziği”
adıyla bilinen “kürelerin armonisi” önermesini ortaya atmıştır.
- Müzikle tedavi çalışmalarıyla tıbba katkıda bulunmuştur.
- Bir iddiaya göre, Dünya’nın yuvarlak olduğunu ve ikili bir hareket
içinde olduğunu biliyordu ve bunları yalnızca inisiyelerine açıklamıştı
ki, bu açıklamaları, ezoterik doktrin yoluyla kuşaktan - kuşağa
aktarılarak bu bilgilerin kabulünde rol oynamıştır.
Kaynaklar
Büyük İnisiyeler, Edouard Schure
Ezoterik Dinler Tarihi, Cihangir Gener
|