|
Pierre Simon Laplace
Kimdir?
"Doğanın tüm olayları birkaç değişmeyen olarak dünyaya geldi. Ailesi,
Fransa'nın Calvados ilinin Beaumont-en-Auge Kasabasında yaşıyordu.
Laplace'ın ilk çocukluk yılları hakkında çok az şeyler biliniyor. Onun
çocukluğunu ve gençliğini saran karanlık yılları, kendini beğenen
davranışlarından ileri geliyordu. Kökeninin fakir bir köylüden gelişi
onun yüzünü kızartır ve sürekli onu gizlemek için elinden geleni
yapardı. Kısaca, bir köylü çocuğu olarak doğmadı ve kendini beğenen
birisi olarak ölmedi cümlesi ile yaşam öyküsü özetlenebilir. Her ne
duyguysa, Laplace köylü olması ve ailesinin fakir olmasından bir
aşağılık duyardı. Tüm yaşamı boyunca bu duygu ve düşünceden kendisini
kurtaramadı. Bu da onun zayıf bir yanıydı.
Laplace, ilk yeteneğini köy okulunda gösterdi. Bu başarısı zengin
komşularının sıcak dikkatini çekti. Zengin komşularını görmesi belki
yukarıda sözünü ettiğimiz duyguları daha küçük çocukken şuur altına alıp
baskı kurmuş olabilir düşüncesi akla gelmektedir. İlk başarılarını,
teolojik tartışmalarda elde ettiği söylenir.
Laplace, kendisini çok erken matematiğe verdi. O zaman Beaumont'ta
askeri bir okul vardı. Laplace bu okula devam ediyordu. Söylendiğine
göre, Laplace sonraları bu okulda bir süre matematik dersleri
okutmuştur. Yine bir söylentiye göre, onun matematik yeteneğinden çok
daha fazla hafıza yeteneğinin olduğu kanaati vardır. Bundan dolayı,
Laplace on sekiz yaşına gelince zengin koruyucularının tavsiye
mektuplarıyla Paris'in yolunu tuttu. Kendisinin yüksek yeteneğini
biliyor, fakat bunda hiç şişme ve bir abartma göstermiyordu. Genç
Laplace, kendine tam bir güven içinde Paris'e matematik dünyasını
fethetmek için geldi.
Paris'te doğru d'Alembert'in evine gitti. Tavsiye mektuplarını gönderdi.
Fakat kabul edilmedi. D'Alembert, büyük ve kuvvetli kimselerin
önerilerinden başka bir varlıkları olmayan kimselerle uğraşmıyordu.
Laplace, övmeye değer bir anlayışla her şeyi hissetti. Eve döndü ve
d'Alembert'e mekaniğin temel kuralları üzerine bir mektup yazdı.
Böylece, oynadığı oyunda başarılı olmuştu. D'Alembert'in onu görmek için
gönderdiği çağrı yazısında şöyle yazıyordu. "Bayım, görüyorsunuz ki
öneri mektuplarına hiç değer vermiyorum. Sizin bu tür övgü mektuplarına
hiç gereksinmeniz yok. Siz kendi kendinizi daha iyi tanıttınız. Bu bana
yeter. Size yardım etmek bana bir borç olsun." Birkaç gün sonra Laplace,
d'Alembert'in sayesinde Paris'teki askeri okula matematik öğretmeni
olarak atandı. İşte bu sırada Laplace, Newton'un genel çekim kanununun
güneş sistemine uygulaması adlı büyük eserini verdi. Astronom
matematikçi olduğu için, kendisine Fransız Newton'u denmiştir.
Olasılıklar kuramının kurucusu gözüyle bakılabilir. "Bildiklerimiz çok
değil, bilmediklerimiz çoktur" sözüyle alçak gönüllülüğünü göstermiştir.
Matematiğe önem vermediğini, şöhret ve ün için değil de kendi arzularını
yenmek için matematikle uğraştığını söyler. Dahi kimselerin buluşlarını
veya yaşayışlarını incelemek ve kendisini onların yerine koyarak
engelleri aşmak düşüncesindedir.
Yaptığı çalışmaların tümünün kendisine ait olduğunu ileri sürer. Bu söz
doğru değildir. Örneğin, yazdığı "Gök Mekaniği" adlı şaheserinde,
gelecek kuşaklara bunu, ben yarattım gibi bir izlenimi vermeyi ustalıkla
kullanmıştır. Diğer matematikçilerden aldıklarına kaynak vermez, kendine
yarayan ve dışarıdan aldığı şeyleri kendine mal etmeyi çok kurnazca
becerirdi. Gök Mekaniği için gereken analiz bilgilerini Legendre'den
almış ve adını bile vermemiştir. Yalnız Newton'un adı geçer.
Laplace, Lagrange'da değinilen üç cisim problemini güneş sistemi için
düşündü. Newton'un çekim kanununu Güneş sistemine uyguladı. Gezegenlerin
hareketlerinin Güneş tarafından belirlendiğini, devirli küçük
değişiklikler hariç, gezegenlerin Güneşe olan uzaklıklarının
değişmediğini ispatladı. O zaman yirmi dört yaşında olan Laplace için
tarih 1773 yıllarını gösteriyordu. Bu başarısından dolayı Paris İlimler
Akademisine üye seçildi. Yaşamının ve meslek hayatının ilk şerefini ve
ödülünü almış oluyordu. Bulduğu matematik sonuçlarının büyük birçoğunu
astronomide kullanmak için elde etti. Sayılar kuramı üzerinde bir süre
çalıştı ve onu kısa bir zaman sonra bıraktı. Olasılıklar kuramı üzerinde
çalışması yine onu astronomide kullanmasından kaynaklandı. Gök Mekaniği
adlı yapıtı, yirmi altı yıllık, bir zaman sürecinde parça parça olarak
yayınlanmıştır. Gezegenlerin hareketleri, şekilleri, gel-git olaylarını
inceleyen ilk iki cilt (Mécanique céleste), 1799 yılında çıktı. 1802 ve
1805 yıllarında iki cilt ve 1823 ile 1825 yılları arasında da beşinci
cildi yayınlandı. Yalnız, bu eserlerde matematik kısımları pek
açıklanmıyor ve yorumlardan da kaçınılıyordu. Hatta, matematik hesaplar
için, "Kolayca görülür" deyimi kullanılıyordu. Aslında, bu kolayca
görülür deyimi ters bir anlam da taşıyordu. Kendisi bile bu kolayca
görülür dediği kısımları günlerce uğraşarak çözüyordu. Okuyucuları ve
öğrencileri daha sonra bu deyim üzerinde haftalarca uğraşacaklarını
bildiklerinden, homurdanmayı adet edinmişlerdi.
"Olasılıklar Hesabı" adlı kitabının üçüncü basımı 1820 yılında çıktı.
Astronom ve matematikçi olduğu kadar çok üstün bir yazma tekniğine de
sahipti. Bu yüzden, kolayca görülür deyimi dışında onun eserleri de
eksiksizdi.
On sekizinci yüzyılda, iki Fransız Lagrange ve Laplace birçok yönüyle
zıttılar. Laplace, fizik, matematik grubuna; Lagrange ise kuramsal
matematik grubuna giriyordu. Lagrange, bütün bunların matematikten başka
bir şey olmadığını söylüyordu. Laplace ise, matematiği kullanılan bir
alet gibi görüyordu. Aslında Laplace her ikisini de yapıyordu. Örneğin,
potansiyel kuramın önemi matematik yönüyledir. Sınır değer problemleri
yine aynı değerdedir. Bunun gibi olan çalışma örnekleri arttırılabilir.
Laplace, 1785 yılında Akademinin sürekli üyesi seçildi. Sağlam ve
karakterli bir yapısı vardı. Askeri okula giriş sınavında Napolyon
Bonapart'ı (1768 -1821) imtihan etmişti. Daha sonra Napolyon onu
siyasetin çamuruna ve bataklıklı sularına sürükleyecekti. Gerek Laplace
ve gerekse Lagrange ihtilalin dışında kalmadılar. Newton son yıllarını
siyasette geçirdiği gibi, Laplace da onu yenmek amacıyla siyasete
atıldı. Napolyon ona içişleri bakanlığını verdi. Laplace, oldukça oynak
fikirli davranışlarda bulunuyordu. Napolyon devrinin bütün nişanları
göğsünü süslüyordu. Kötü bir yöneticiydi. Zaten içişleri bakanlığı
görevini ancak altı hafta sürdürebilmiştir. Napolyon'la beraber onun da
siyasi hayatı sona ermiştir.
Laplace'ın en iyi tarafı, matematik çalışan gençleri tutar ve onlara
yardım ederdi. Laplace'ın bulunduğu bir toplantıda, Biot adlı bir genç
matematikçi Akademide bir çalışmasını okur. Toplantı bittikten sonra
Biot'u bir kenara çeken Laplace, cebinden çıkardığı ve sararmış
kağıtları göstererek, aynı keşfi kendisinin yıllar önce elindeki.
kağıtların eskiliğinden de anlaşılacağı üzere, bulduğunu ve
yayınlamadığını gizlice söyler. Laplace, Biot'a bunu kimseye
söylemeyeceğini ve çalışmasını çekinmeden yayınlamasını içtenlikle
istemiştir. Bu onun, binlerce olumlu davranışlarından biridir. Laplace,
matematik araştırmaları yapan gençleri manevi evladı gibi görür ve
onlara kendi öz çocukları gibi yakınlık gösterirdi.
Laplace'la Lagrange, gerek zamanlarında gerekse onlardan sonra gelenler
tarafından olsun çok karşılaştırılmışlardır. Bazıları Lagrange'ı tutmuş
ve onu göklere yükseltmiştir. Bazıları da Laplace'ı tutup övmüştür.
Aslında böyle bir karşılaştırmaya ve ayırt etmeye hiç gerek yoktur.
İkisi de matematikte ölümsüz buluşlar yapmışlardır.
Laplace, son günlerini Paris yöresinde Arcueil'de geçirmiş, kısa bir
rahatsızlıktan sonra 5 Mart 1827 yılında yetmiş sekiz yaşında ölmüştür.
|