|
Öğrenme ve Bellek Nedir?
Öğrenme, beyinde bilginin depolanmasıyla gerçekleşiyor. Bilgi kabaca
ikiye ayrılıyor. Bunlardan ilki "dekleratif" bilgi, "Türkiye'nin
başkenti Ankara'dır" gibi bilgilere dekleratif deniliyor. Bu tür bilgi,
kişinin daha önce okuyarak ya da deneyimleriyle elde ettiklerinden
oluşuyor. Dekleratif bilgi (açıklanan, tebliğ edilen), orta temporal
bölge ve talamus ta depolanıp değerlendiriliyor.
Dekleratif olmayan bilgiyse, farkında olmadığımız bilgiyi içeriyor.
Becerilerimiz ve alışkanlıklarımız, bu bilgilerin sonucu. Günlük
hayatımızda kullandığımız bilginin yaklaşık %90'ı dekleratif olmayan
türden. Dekleratif olmayan bilginin değerlendirilmesi bazal ganglionlar
denen bir bölgede yapılıyor.
Bilginin duygusal kısmının değerlendirildiği yerse amigdalar bilgilerin
depolanmasında en önemli unsur, yararlı olup olmaması. Beynin bilgiyi
tutmadaki en önemli güdüleri ödüllendirilme ya da cezalandırılma. Yani
herhangi bir bilgi sonucunda bir kazanç ya da kayıp elde edildiği zaman,
o bilgi daha uzun süre saklanıyor.
Beynin orta alt kesiminde bulunan amigdaların bu tür öğrenmede önemli
rolü var. Uzun süredir yapılan çalışmalar, hafızanın nöronlar arasındaki
bağlantıların değişmesiyle ilgili olduğunu gösteriyor. Nöronların
bağlantı sayısının ve kuvvetinin değişmesi, anahtar nokta. Kalıcı bilgi
bu bağlantıların yapısını değiştiren moleküllere bağlı. Her ne kadar
amigdala ve hipokampüs gibi yapılar, kalıcı bilginin depolanması, yani
bellek için önemli merkezler olsa da beynin her bölgesi bilgi
depolayabiliyor.
Belleğin çok değişik sınıflandırmaları var. Bazı araştırmacılar belleği
"olay belleği", "sınıflandırıcı bellek" ve "işlemsel bellek" olarak
ayırıyor.
Olay belleği, olayların tüm ayrıntılarıyla hatırlanmasına yarıyor.
Örneğin, seyrettiğimiz bir filmin hatırlanması gibi. Sınıflandırıcı
bellek, bilgileri sınıflandırarak hatırlamamızı sağlıyor. Hangi sözcüğün
ne anlam ifade ettiğini sınıflandırıcı bellek söylüyor. Bir aygıtı
kullanmak ya da araba sürmek, işlemsel belleğin görevi. Bilgilerin
beyinde tutulma süresine göre bellek, kısa ve uzun süreli olarak ikiye
ayrılıyor.
Bunların sınırlarını ayırmak zor. Kısa süreli bellek, birkaç saniyeden
başlayıp birkaç haftayı kapsayabiliyor. Uzun süreli bellekse birkaç ayla
başlayıp bir ömür boyu sürebiliyor.
Çok kısa süren görsel belleğe ikona belleği" "deniliyor. Bir yazıyı
gördüğümüz- de, bu önce ikona belleğine kaydediliyor. Eğer bu bilgiler
daha uzun süreli belleğe aktarılmazsa, derhal siliniyor. İkona
belleğinin biraz daha uzun süreli olanına "çalışma belleği" deniliyor.
Telefon numaralarını ve isimleri hatırlamamız bu sayede mümkün oluyor.
Tüm bu bellek türleri, öğrenmenin temelini oluşturuyor. Görsel yolla
elde edilen bilgiler ilk olarak bu belleklerde depolanıp, daha sonra
gerekli olanlar uzun süreli belleğe aktarılıyorlar.
Okuma ve konuşma , en çok bellek gerektiren işlevlerden. Bu iki işlev,
her ne kadar beynin farklı bölgeleri tarafından gerçekleştirilse de,
birbirleriyle oldukça bağlantılı. Konuşma merkezleri beynin sol
yarısında. Konuşma, temel olarak, beynin sol ön kısmındaki Wernicke
alanında düzenlenerek biçimleniyor. Burada düzenlenen bilgi, temporal
bölgedeki Broca alanına gönderiliyor. Burada ayrı bir konuşma programı
yapılarak gereken bilgi, konuşma için gerekli kaslara emir verilmek
üzere beynin üst kısmında bulunan bir bölgeye gönderiliyor. Bir yazıyı
okumak için, görme ve konuşma merkezlerinin çok duyarlı bir eşgüdüm
içinde çalışması gerekiyor.
|