ANA SAYFA - FELSEFEYE GİRİŞ - FELSEFE TARİHİ - FELSEFE AKIMLARI - FİLOZOFLAR - FELSEFE SÖZLÜĞÜ - OKUMA ODASI - SOSYOLOJİ - PSİKOLOJİ - MANTIK - İLETİŞİM


Francisco Suarez Kimdir?

İspanyol tanrıbilimci ve hukuk felsefecisi.

Skolastik felsefenin son büyük temsilcisidir.

5 Ocak 1548’de Granada’da doğdu, 25 Eylül 1617’de Lizbon’da öldü. Varlıklı bir hukukçunun oğluydu. 1564’te Cizvit tarikatına girdi. Salamanca Üniversitesi’nde tanrıbilim öğrenimi gördü. 1571’de Segovia’daki Cizvit kolejinde ders vermeye başladı ve kısa bir süre sonra papazlığa atandı. 1576-1580 arasında Valladolid Üniversitesi’nde, 1580-1585 arasında Roma’daki ve 1585-1593 arasında Alcalâ’daki Cizvit kolejlerinde tanrıbilim dersleri veren Suarez,İspanya Kralı II. Felipe tarafından Portekiz’deki Coimbra Üniversitesi’nin tanrıbilim kürsüsüne atandı. Tüm önemli kitaplarını, bu üniversitede ders verirken yayımladı. 1616’da emekliye ayrıldı.

Ayrıca Lütfen Bakınız:
 
- Francisco Suarez'in hayatı ve eserleri - Francisco Suarez'in varlık felsefesi anlayışı
- Francisco Suarez'in doğal yasa anlayışı - Francisco Suarez'in metafizik anlayışı
- Francisco Suarez'in hukuk anlayışı  

Özetle;  

5 Ocak 1548 tarihinde İspanya’nın Granada şehrinde dünyaya geldi. 16 Haziran 1564’te Cizvitlere katıldı ve Salamanca şehrinde 1565 ile 1570 yılları arasında felsefe ve ilahiyat eğitimi aldı. 1572’de hocalık yapmaya başladı ve sırasıyla Avila ve Segovia (1571), Valladolid (1576), Roma (Gregorianum) (1580-1585), Alcala (1582-1592), Salamanca (1592-1597) ve Coimbra (1597-1616)’da felsefe ve ilahiyat dersleri verdi. Yazılarından dolayı ders vermeye istediğ i kadar zaman ayıramayan Francisco Suarez 25 Eylül 1617’de Portekiz’in başkenti Lizbon’da öldü. Suarez’in yapıtları, kendisinden sonraki pek çok filozofu derinden etkilemeyi başarmış çalışmalardı r. Sözgelimi Schopenhauer, Suarez’in yapıtlarından birisi ve belki de en önemlisi olan Disputationes Metaphysicae (Metafizik Tartışmaları) için “Skolastisizmin gerçek bir giriş kitabı- dır” demiştir. Bunun yanı sıra Leibniz de, bu kitap için, çoğu insanın roman okuduğu rahatlıkla okunabilir olduğunu söylemektedir. 1597 yılında kaleme alındığı düşünülmektedir. Daha sonra Portekiz Cizvitleri tarafından yayımlanmıştır. 1590’da yazdığı De Deo Incarnato (İsa’nın Yeniden Vücud Bulması Hakkında) ile 1617’deki De Defensio Fidei (İmanın Savunması Hakkında) başlıklı çalışmaları da dile getirilmeye değer olan yapıtlarıdır.

Francisco Suarez’e göre, eğer metafizikçinin ilgi alanında hem maddi hem de maddi olmayan nesneler söz konusuysa, o takdirde varlığın formel bir kavrayışının bulunması zorunludur. Bu, öyle bir kavrayış olmak durumundadır ki, gerçek olan her şey için ortak olmalıdır. İşte hem gerçeklikte hem de anlamda bir olan bu kavrayış, bu varlık kavramı, kavramların içinde en yalın olanı ve aynı zamanda akıl tarafından kavranması en kolay olanıdır. Francisco Suarez, bu noktada varlık terimini ikiye ayırarak anlamaya çalışır. Ens, bazı durumlarda olmak (sum) fiilinin sıfat hali gibi kullanılır. Bu türden kullanımıyla varlık, varolma eylemini (actus essendi) sergiler. Bu durum aynı zamanda varoluş edimi (existens actu) anlamına da gelmektedir. Başka kelimelerle varlık, gerçekten varolan anlamında düşünülür. Bunun dışında terim, varlığa gelen veya varlığa gelebilecek olan özü işaret eder. Yani, bir gerçek özle birlikte olan şeyi anlatır. Dolayısıyla varlık, sadece gerçekten varolanları değil; fakat aynı zamanda, varolsunlar veya olmasınlar kendinde gerçek varlıkları da içermektedir. Bu ifadeden anlaşılması gereken varlık, olası varlıktır.

Francisco Suarez, varlık terimi ile şeylerin aktüel (şu andaki) varoluşunu anlamaktadır. Öz dediğimiz şey, gerçekten varolmadığı sürece bizim ona, o sanki varmış gibi yönelmemiz söz konusu olamaz. Herhangi bir şeyin varoluşu, ya bir imkan şeklinde anlaşılmalıdır veya zaten varolmakta olanın durumu için düşünülmelidir. Böylelikle, Francisco Suarez için mümkün ve aktüel varlık tanımlarına ulaşmış olduk. Buradan hareketle onun öz ve varoluş arasındaki ayrımı hangi noktalarda ortaya koyduğunu ele alabiliriz.

Suarez’in öz ve varoluş arasındaki ilişki sorununda izlediği yol bir farklılık göstermektedir. Bu farklılığa rağmen, bütün bir Ortaçağda ve dolayısıyla skolastik felsefede ayrım yapılmadan kabul gören şey, öz ve varoluşun Tanrı’da bir ve ayrı olduğu düşüncesidir. Herkes için olduğu gibi Francisco Suarez içinde Tanrı’nın özü O’nun varolması dır. Bununla birlikte O’nun yarattıklarının varolma sebebi doğrudan doğrudan özleri değildir. Dünyadaki bütün yaratılmış varlıkların varolma nedenleri, onları Tanrı’nın yaratmış olması- dır. Varoluşları, bizzat kendi özlerinden kaynaklanmadığı için de, yaratılmış olanlara aynı zamanda zorunsuz varlıklar da denmektedir. Bunun karşısında yer alan Tanrı ise, biraz önce dile getirmiş olduğumuz gibi, Zorunlu bir Varlık olarak anlaşılmalıdır.

Bütün insani iradeye hakim olan, onların tümünü ve evreni idaresi altında tutan da Tanrı’nın iradesidir. Bu irade, aynı zamanda, evrendeki bütün yaratılmış olanların iradelerini belirler; zira, Suarez’in anlayışına göre yasa Tanrı’nın iradesinin bir sonucudur. Bu yasa türüne ezeli-ebedi yasa adını veren Francisco Suarez’e göre doğal yasanın buyrukları da bu yasaya göre biçimlenir. Adam öldürmeyeceksin, hırsızlık yapmayacaksın tarzında buyruklar doğal yasayla ilgilidir. İlahi yasa dışındaki bütün yasalar ondan türerler ve ondan pay alırlar. Nasıl ki ilahi yasa Tanrı’nın iradesi sonucunda ortaya çıkmaktaysa; aynı şekilde insani yasalar da insan yasa koyucular tarafından yapılır.

Francisco Suarez, doğal yasa konusunda Thomas Aquinas ile benzer düşünceleri paylaşmaktadır. Ona göre de doğal yasa akılsal özellikleri olan yaratılmış bir varlıkta ezeli-ebedi yasadan pay alma yoluyla ortaya çıkmaktadır. Bu türden yasaya doğal yasa denmesinin nedeni; bu yasanı n sadece doğa-üstü bir varlıktan ayrı bir kuruluşa sahip olması değil; fakat aynı zamanda onun insandan bağımsız bir şekilde ortaya çıkmaması- dır. Dolayısıyla bu yasa, bizzat Tanrı’nın insanın içine yerleştirmiş olduğu (insan) doğasında kurulmaktadır. İşte bu yüzden ona doğal yasa denmektedir.

Hazırlayan:
Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı


Ana Sayfa | Felsefeye Giriş | Felsefe Dersleri | Felsefe Akımları | Filozoflar | Felsefe Tarihi | Felsefe Sözlüğü | Yeni Felsefe Sözlüğü | Sosyoloji | Psikoloji | Antropoloji | Mantık | Arkeoloji | Okuma Odası | Felsefe Grubu Öğretmenleri İçin Gerekli Belgeler | Ekonomi | İletişim

biyoloji | felsefe | fizik | tarih


Düşünce PLATFORMU
  2005'ten beri, felsefe.gen.tr
  Bu web sitesi, Sosyolog Ömer YILDIRIM tarafından derlenmiş ve hazırlanmıştır.
 
Felsefe.gen.tr, felsefeyi tehlikeli hale getirmeyi amaçlamaktadır. (Bakınız: Nietzsche)