Neden Felsefe Okumalıyız? Felsefe Ne İşimize Yarar?

Filozofların yaptıkları şey kılı kırk yarar biçimde oturup sözcüklerin anlamları üzerine tartışmak olduğu için zaman zaman felsefe çalışmanın tamamıyla anlamsız olduğu söylenir. Filozoflar herhangi bir sonuca ulaşır görünmezler ve topluma da nerdeyse hiçbir katkıları yoktur. Tartıştıkları sorunlar günümüzde de hâlâ, Antik Yunanların ilgilendikleriyle aynıdır. Felsefe, öyle görünmekte ki hiçbir şeyi değiştirmez ve her şeyi olduğu gibi bırakır. O halde felsefe çalışmanın ne kıymeti vardır?



Hatta günümüz toplumunda, hayatımızın temel kabullerini sorgulamak tehlikeli bile olabilir: sonunda, fazla sorgulamak sonucunda felç olmuşçasına, herhangi bir şey yapma gücünü yitirmiş hissedebiliriz. Elbette bir filozofun karikatürü, Oxford ya da Cambridge'in salonundaki rahat bir koltukta çok soyut düşüncelerle başa çıkmak konusunda başarılı; ama pratik sorunların üstesinden gelmekte bir o kadar başarısız birinin tasviridir: Öyle biri ki bu, Hegel felsefesinin en zorlu pasajını açıklayabilir; ancak bir yumurtayı pişirmeyi bile beceremez. Peki felsefe, soyun düşüncelere dalarak kavramları ve herhangi bir şeyi açıklamak haricinde, ne işimize yarayacaktır? Felsefe, neden gereklidir?

1. Soruşturulmuş Hayat İçin

Felsefeyle meşgul olmak için önemli nedenlerden biri, onun varoluşumuzun anlamı hakkında temel sorularla ilgileniyor olmasıdır. Çoğumuz hayatımızın belirli bir anında kendimize felsefenin temel sorularını yöneltiriz. Neden buradayız? Tanrı'nın var olduğunu gösteren herhangi bir kanıt var mı? Hayatımızın belirli bir amacı var mı? Bir şeyi doğru ya da yanlış yapan nedir? Yasayı çiğnediğimizde haklı olmamız mümkün müdür? Hayatlarımız sadece birer rüya olabilir mi? Zihin, bedenden farklı mıdır ya da biler yalnızca fiziksel varlıklar mıyız? Bilim nasıl ilerler? Hayvanlar haklara sahip midir? Sanat nedir? Ve benzeri sorular...



Felsefe çalışan birçok insan, her birimizin bu tür soruları soruşturmasının önemli olduğuna inanır. Hatta bazıları, soruşturulmamış bir yaşantının yaşamaya değer olmadığını iddia eder (Bkz: Sokrates). Temelinde yatan ilkelerin soruşturulmadığı tekdüze bir varoluşu sürdürmek, daha önce hiç bakımdan geçmemiş bir arabayı kullanmaya benzeyebilir. Arabanızın şimdiye kadar hiç aksamamış olması sebebiyle frenlerine, direksiyonuna ve motoruna güvenmekte haklı olabilirsiniz; ancak buna güvenmekte tamamıyla haksız da olabilirsiniz; fren pedalları hatalı olabilir ve en çok ihtiyacınız olan anda arızalanabilir. Buna benzer olarak yaşamımızın temelini oluşturan ilkeler bütünüyle güvenilir olabilir, fakat bu ilkeleri soruşturana dek bundan emin olamazsınız. Bununla birlikte, hayatınızın temelini oluşturan kabullerin güvenilirliğinden gerçek anlamda şüphe etmiyor olsanız dahi, düşünce gücünüzü işletmeyerek yaşamının yoksullaştırıyor olabilirsiniz. Birçok insan bu temel sorulan sormayı ya çok fazla uğraş isteyen ya da kendilerine sormaktan çekinecek kadar rahatsız edici bulur: onlar, mutlu ve ön yargılarıyla rahat olabilirler. Fakat bunun dışındaki insanlar, zorlu felsefi sorulara cevap aramak konusunda güçlü bir arzuya sahiptirler.

2. Düşünmeyi Öğrenmek İçin

Felsefeyle meşgul olmak için bir başka neden de onun birçok farklı konuya ilişkin daha açık düşünme yolunu iyi bir biçimde sağlıyor olmasıdır. Felsefi düşünme yöntemleri, içinde bulunulan çeşitli durumlarda kullanışlı olabilir. Bir bakış açısının lehine ve aleyhine olan argümanları incelemek ve de bunun akabinde bir sonuca varmak, yaşamın diğer alanlarına uygulanabilir beceriler açığa çıkarır. Felsefeyle uğraşan birçok kişi felsefi becerilerini; hukuk, bilgisayar programcılığı, yönetim danışmanlığı, kamu görevi ve gazetecilik gibi farklı mesleklere uygulayabilir; düşüncenin açıklığının önemli bir kazanç olduğu tüm alanlar için de bu geçerlidir. Bunun yanı sıra filozoflar, insan varoluşunun doğasına ilişkin edindikleri kavramları sanat için de kullanırlar: bazı filozoflar; roman yazarı, eleştirmen, şair, film yapımcısı ve oyun yazarı olarak da başarıyı yakalamışlardır.



3. Haz Almak İçin

Felsefe çalışmak için bir başka gerekçelendirme de onun, birçokları için oldukça keyifli bir etkinlik olabilmesidir. Felsefenin böyle bir savunusu için söylenmesi gereken bazı şeyler vardır. Bunun tehlikesi, felsefe etkinliğini çapraz bulmaca çözmekle eşdeğer bir duruma indirgendiği bir gerekçelendirme olarak anlaşılabilir olmasıdır. Zaman zaman bazı filozofların konuya yaklaşımı şuna benzer: bazı filozoflar için, bir son noktaymışçasına muğlak mantıksal bulmacaları çözmek ve bunları yalnızca belirli bir kesime hitap eden dergilerde yayımlatmak saplantı haline gelir. Bir diğer uç durumda da üniversitelerde çalışan bazı filozoflar kendilerini "iş"in bir parçası olarak görür ve genelde sıradan olan çalışmalarını "yükselmek" ve terfi alabilmek adına yayımlarlar. Hazzı, isimlerini kağıt üzerinde görmekten, gelirlerindeki artıştan ve terfiyle birlikte gelen prestijden deneyimlerler. Neyse ki felsefe, bundan daha üst bir perdeden yükselir.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve "Sosyolojiye Giriş" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Diğer Ders Notları (Ömer YILDIRIM), "Felsefeye Giriş" Nigel Warburton