Konfüçyüsçülük (Konfüçyanizm) Nedir?

Konfüçyüs'ün insancıl bir toplum kurma hayali, onun 12 sene boyunca Çin İmparatorluğu sınırlarında yolculuk yaparak sadakat ve samimiyet erdemlerini insanlara anlatmasına yol açmıştır.



Bu dönemlerde, fikirlerini yönetimde kullanmaları için dönemin hükümdarlarını ikna etmede başarılı olamayan Konfüçyüs, dikkatini öğretmenliğe çevirmiştir. Aralarında Meng Zi'nin (Mencius) de bulunduğu öğrencileri onun baskıcı Qin Hanedanı döneminden kurtulan ve milattan sonra yönetime gelen Han Hanedanı sırasında Konfüçyüsçülüğün canlanması için ilham veren yazılarını derlemeye ve genişletmeye devam etmişlerdir. O tarihten sonra Konfüçyüs'ün fikirleri, yönetimden politikaya ve felsefeye kadar Çin toplumunun neredeyse her yönünü etkileyecek adamakıllı yayılmıştır.

Konfüçyüs'le aynı dönemde geleneksel inançların yerini alan Taoizm ve Budizm dinleri de geniş kitlelere yayılmaya başlamış ve Konfüçyüs onlar hakkında hiç görüş belirtmemesine, tanrılar hakkında sessiz kalmasına rağmen iki yeni inancın da bazı yönlerini etkilemiştir. IX. yüzyılda bir yeni Konfüçyüsçü okulun yeniden canlandırdığı hareket 12. yüzyılda doruğa ulaşmış ve etkileri tüm Güneydoğu Asya'ya, Kore ve Japonya'ya yayılmıştır.



Cizvit misyonerlerin Kong Fuzi'nin (Konfüçyüs Latinleştirilmiş adıdır) fikirlerini 16. yüzyılda Avrupa'ya getirmelerine rağmen Konfüçyüsçülük Avrupa düşüncesine yabancı kalmış ve eserlerinin çevirileri 17. yüzyıl sonlarında ortaya çıkmasına rağmen fazla bir etki yaratmamıştır. Emperyal Çin'in 1911'deki çöküşüne rağmen Konfüçyüsçü fikirler resmi olarak karşı çıkılmasına rağmen hâlâ pek çok Çinlinin ahlaki ve sosyal âdetlerinin temelini oluşturmaya devam etmektedir. Son yıllarda Çin Halk Cumhuriyeti Konfüçyüs'e yenilenen bir ilgi göstermeye başlamış, onun fikirlerini modern Çin düşüncesi ve Batı felsefesiyle birleştirerek "yeni Konfüçyüsçülük" olarak bilinen melez bir felsefe yaratmıştır.

Konfüçyanizm, düşünce tarihinin büyük bilginlerinden olan Konfüçyüs tarafından oluşturulmuş bir düşünce sistemidir. Konfüçyüs geçmişteki yaşantılar ve dini törenleri bir araya getirerek ahlak ve geleneklerin yaşatılması için bütün Çin yazıtlarını incelemiştir. Konfüçyüs böylece geçmişine ve tarihine bağlı bir Çin kültürü oluşturmayı hedeflemiştir. Özellikle geliştirdiği ve yetiştirdiği öğrencilerine bu amacın önemliliğini anlatmaya çalışmıştır. Konfüçyüs'ün ölümünden sonra öğrencileri onun düşüncelerini toplayarak kitaplaştırmışlardır. Bu kitaplar Konfüçyüsçülüğün temel kitaplarındandır (Beş Klasik ve Dört Kitap).

Konfüçyanist düşünce sistemi savaşan devletler döneminde tartışılarak yasaklanmıştır. Bu sistem uzun ömürlü Qin Hanedanlığı döneminde Çin devletini yönetmek için İmparator Han Wudi tarafından politik sistem olarak uygulanmıştır. Tang Hanedanlığı zamanında gücünü kaybetmesine rağmen Konfüçyüsçü doktrin, Ortodoks Çin'in ana görüşü olarak 20. yüzyıla kadar kalmıştır. 20. yüzyılın modernizm öncüsü radikal Çin düşünürleri tarafından aleyhinde yazılmış ve Çin'in çağdaşlaşmasına engel olduğu öne sürülmüştür. Bu hareket, Çin Halk Cumhuriyeti'nde yapılmış olan Kültür Devrimi sırasında doruk noktasına ulaşmış ve yeniden doğan bu düşünce yeniden parlamaya başlamıştır.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer YILDIRIM
Kaynak: Ömer YILDIRIM'ın Kişisel Ders Notları. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 1. Sınıf "Felsefeye Giriş" ve 2., 3., 4. Sınıf "Felsefe Tarihi" Dersleri Ders Notları (Ömer YILDIRIM); Açık Öğretim Felsefe Ders Kitabı