|
Arkeometri Nedir?
Arkeometri, arkeolojide çeşitli fen ve doğa bilim dallarının
matematiksel ölçüm ve analiz yöntemlerinin uygulanması ve kullanılması
olarak tanımlanabilir. Bu bilim alanında günümüzde yapılan arkeolojik
araştırmaların kültür tarihi açısından, elden geldiğince eksiksiz olarak
değerlendirilebilmeleri için, fen ve doğa bilimlerinin çeşitli
dallarından birlikte yararlanılır.
Aslında arkeometrinin başlangıcının 19. yüzyılın başlarına kadar geriye
gittiği söylenebilir. 1800’de ilk kez M.H. KLAPROTH (1743-1817) Berlin
Bilim Akademisinde sikkeler, camlar ve Ortaçağ heykelleri üzerinde
gerçekleştirdiği bazı kimyasal analizlerin sonuçları hakkında bir
bildiri verir. (J.Riederer 1982) 19. yüzyılın sonlarına doğru ve
yüzyılımız başlarında gerek Avrupa’da Üst Paleolitik Devir mağara duvar
resimlerinin bulunuşu, Önasya’da, Anadolu’da başlayan ve yoğunluk
kazanan arkeolojik kazılarda ele geçen çeşitli buluntular, metal,
seramik, cam, duvar resimlerinin boyaları gibi organik malzemeden
yapılan araç ve gerecin kimyasal analizleri büyük ölçüde artmaya başlar.
Troya kazıları, Ur Kral Mezarları’nın keşfi, Mısır’da özellikle Flinders
Petrie’nin Negade kültürüne ait buluntuları, bu analizlerin daha yoğun
bir biçimde yapılmasını sağlar. Böylece Kalaproth’un analizlerini, F.
Rathgen, C.H Besch, J.R Partington, H.H Coghlan ve daha birçoklarının
araştırmaları izler ve bunlar gitgide daha büyük bir ilgi ile
karşılanır.
1878’de Baron De Geer İsveç’de göl ve bataklık tortul kültelerindeki
yıllık ömürlü bitki kalıntılarını inceleyerek, bunların içinde bulunduğu
balçık katmanlarının sayımına dayanan, “Varv analizleri” olarak
adlandırılan bir mutlak tarihlendirme yöntemi geliştirir. Böylece
günümüzden yaklaşık 9 bin yıl öncesine kadar giden mutlak bir yaş tayini
yapma imkanı doğar. 1920’lerde Yugoslav matematikçi ve astronomlarından
Milutin Milankovitz ise, güneş sistemindeki lekelerin dünyada iklim
değişmelerine neden olduğu varsayımından hareket eder; bu değişimlerin
matematiksel olarak hesaplanması Buzul Çağlarının 600.000 yıl kadar
geriye tarihlendirilebileceğini ortaya koyar.
1901’de bulunan, fakat arkeoloji alanında 1929’da ilk olarak uygulanan
bir diğer yöntem ise “dendrokronoloji”dir. Uzun ömürlü ağaçların yatay
kesitlerindeki halkların oluşumları ve bunların sayılmaları ile, ağacın
kesildiği zamandaki yaşının mutlak olarak bulunabileceği anlaşılır.
Buzul Devirlerinde yaşamış olan hayvanların türlerinin tesbiti, hem
iklimsel, hem de paleocoğrafya açısından, yaş tayinleri için
kullanılmaya başlar. Gene 1916’da İsveçli botanikçi Lonnar von Post’un
ilk olarak geliştirdiği “polinoloji” (çiçek tozlarının analizleri)
yöntemi, gerek Buzul Çağlarının gerekse Postpleistosendeki bitki örtüsü,
iklim değişmeleri ve tarihlendirme için kullanılır.
2.Dünya Savaşına kadar arkeolojik buluntuların değerlendirilmesi için,
gerek çeşitli kimyasal ve fiziksel yöntemlerle yapılan malzeme
analizleri, gerekse mutlak tarihlendirmeler için daha birçok yöntemlerin
geliştirildikleri görülür. Ancak arkeolojiye dönük bu araştırmaların
“ARKEOMETRİ” adı altında yeni bir boyut kazanması ve bugünkü konumuna
kavuşması 1950-60 yılları arasına rastlar.
Libby (1955) ve arkadaşlarının, yaşamları sona ermiş organik maddelerin
içinde bulunan radyoaktif karbon 14’ün ölçülmesi ile (C-14) arkeolojiye
yeni bir mutlak tarihlendirme yöntemini armağan etmeleri bir anlamda
gerçek arkeometrinin başlangıcı olarak kabul edilebilir.
Bilindiği gibi, eskisinden farklı olarak bugün artık arkeolojik
araştırmalar geçmiş uygarlıkları, tarihsel gelişimleri içinde, mümkün
olduğunca eksiksiz bir şekilde değerlendirebilmeyi, amaçlamaktadır. Bu
yüzden eski bir kültürün hakkıyla anlaşılabilmesi, tanımlanabilmesi
için, o kültürü meydan getiren insanların, o günkü doğal çevrelerinin,
içinde yaşadıkları biyolojik ortamı oluşturan hayvan ve bitki
topluluklarının (yani ekolojilerinin), insan, hayvan, bitki
ilişkilerinin, ellerindeki kaynaklardan yararlanma biçim ve derecelerine
bağlı olarak ekonomilerinin, teknolojilerinin, sosyal, politik, sanatsal
düzeylerinin aydınlatılması gerekmektedir. Gene aynı bağlam içinde, o
kültürleri oluşturan insan topluluklarının içinde yaşadıkları devrin
mutlak tarihlendirilmelerinin yapılmasına, gerek çağdaşları olan, diğer
kültürleri, ya da uygarlıkları meydana getiren topluluklarla, gerekse
doğal ve biyolojik çevreleri ile olan ilişki ve karşılıklı
etkileşimlerinin tümüyle açıklığa kavuşturulmasına çalışılmaktadır.
<
Arkeoloji Dizinine Geri Git
> Bu sayfaya ilişkin etiketler:
Arkeoloji nedir,
arkeoloji ne demektir,
arkeoloji ne anlama gelir,
arkeoloji
tanımı nedir, arkeoloji nedir,
arkeoloji alt dalları,
arkeoloji
çalışmaları, arkeoloji,
arkeoloji nedir,
arkeoloji çalışması,
arkeoloji kazısı,
arkeoloji,
kazıbilim nedir,
kazıbilim ne
demektir, kazıbilim ne anlama gelir,
kazıbilim tanımı nedir |
|